Uğramam bahçelerin semtine, gülden yandım."
Yahya Kemal Beyatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yahya Kemal Beyatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ağustos 2013 Salı
Yahya Kemal Beyatlı
Uğramam bahçelerin semtine, gülden yandım."
2 Mayıs 2013 Perşembe
Yahya Kemal/Ahmet Hamdi Tanpınar
11 Eylül 2012 Salı
Yahya Kemal BEYATLI
Dil uyur mest olarak yâr-ı dilârâ söyler
Gül susar şermederek bülbül-ü şeydâ söyler
Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-ı aşk
Ta ki Mecnun bitirir nutkunu Leylâ söyler
Açıklama
Gönül mest olmuş uyur, gönlü süsleyen sevgili söyler
Gül susar şermederek bülbül-ü şeydâ söyler
Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-ı aşk
Ta ki Mecnun bitirir nutkunu Leylâ söyler
Ehl-i ‘akl anlamaz efsûs lisân-ı dilden
Zanneder âşık-ı dîvâne mu’ammâ söyler
Görmüş âyine-i safında o serv-i endamı
Cuy gülşende bu rüyâsını hâlâ söyler
Böyle beş beyti bu guyende redif ile Kemal
Naili söylese bir âlem-i mânâ söyler
Zanneder âşık-ı dîvâne mu’ammâ söyler
Görmüş âyine-i safında o serv-i endamı
Cuy gülşende bu rüyâsını hâlâ söyler
Böyle beş beyti bu guyende redif ile Kemal
Naili söylese bir âlem-i mânâ söyler
Açıklama
Gönül mest olmuş uyur, gönlü süsleyen sevgili söyler
Gül utanarak susar, sevgisinden şaşkın bülbül söyler
En uzun gecede uzar şafağa kadar aşk öyküsü
Ta ki Mecnun bitirir söylevini Leylâ söyler
Aklıyla hareket edenler, eyvah, anlamaz gönül dilinden
Sanır ki bu çılgın âşık bilmece söyler
Görmüş lekesiz aynasında o servi boylu yâri
Su, gül bahçesinde bu düşünü hâlâ söyler
Redif ile bu beş beyti söyleyen Kemal
Murada erip söylese de düş âleminden söyler
En uzun gecede uzar şafağa kadar aşk öyküsü
Ta ki Mecnun bitirir söylevini Leylâ söyler
Aklıyla hareket edenler, eyvah, anlamaz gönül dilinden
Sanır ki bu çılgın âşık bilmece söyler
Görmüş lekesiz aynasında o servi boylu yâri
Su, gül bahçesinde bu düşünü hâlâ söyler
Redif ile bu beş beyti söyleyen Kemal
Murada erip söylese de düş âleminden söyler
27 Mayıs 2012 Pazar
VUSLAT / YAHYA KEMAL BEYATLI
Bir uykuyu cânanla berâber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbâlini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamânı,
Görmezler ufuklarda, şafak soktuğu ânı...
Gördükleri rü'yâ ezelî bahçedir aşka;
Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgârı başka.
Bülbülden o eğlencede feryâd işitilmez;
Gül solmayı; mehtâb, azalıp gitmeyi bilmez...
Gök kubbesi her lâhza, bütün gözlere mâvi...
Zenginler o cennette fakirlerle müsâvi;
Sevdâları hulyâlı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fıskıye âhengini dinler.
Bir rûh, o derin bahçede bir def'a yaşarsa
Boynunda onun kolları, koynunda o varsa,
Dalmışsa, onun saçlarının râyihasıyle,
Sevmekteki efsûnu duyar her nefesiyle;
Yıldızları boydan boya doğmuş gibi, varlık,
Bir mû'cize hâlinde o gözlerdendir artık.
Kanmaz, en uzun bûseye, öptükçe susuzdur,
Zirâ, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.
İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan,
Bir sır gibidir azcok ilâh olduğumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.
Bir gün nereden hangi tesâdüfle gelirler?
Aşk, onları sevkettigi günlerde, kaderden
Rüzgâr gibi bir şevk alır, oldukları yerden.
Geldikleri yol, Ömrün ışıktan yoludur o!
Âlemde bir akşam ne semâvi koşudur o!
Dört atlı o gerdûne, gelirken dolu dizgin,
Sevmiş iki rûh ufku görürler daha engin,
Simâları her lahza parıldar bu zafirle;
Gök her tarafından, donanır meş'alelerle!
Bir uykuyu cânanla berâber uyuyanlar,
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar
Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,
- Zâlim saat ihmâl edilen vakti çalar da-
Bir ân uyanırlarsa lezîz uykularından,
Baştan başa, her yer kesilir kapkara, zindan...
Bir fâciadır böyle bir âlemde uyanmak...
Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak...
Ey talih! Ölümden ne beterdir bu karanlık!
Ey Aşk! O gönüller sana mâl oldular artık!
Ey vuslat! O âşıkları efsûnuna râm et!
Ey tatlı ve ulvî gece! Yıllarca devâm et!
23 Ocak 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)